Archive for the ‘hastalık’ Category

>Hasta kuş :(

>Geçen hafta salı akşamı..Sen yavru kuşlar gibi şakıyorsun..Bal gözlüm benim..Ben hadi yatma vakti dedikçe sen anne oynıyaaa (oynayalım)diyorsun,ben kıyamayıp oturuyorum koltuğa..
Bak diyorum baba uyudu..Annede uyuyacak..
Ya sen?uykuş gelmedi mi daha ?Okuuşş diyorsun evet anlamında..
Ben bi daha bi daha söyletip kuş ağzından öpüyorum seni..Sonrası her gece yaptığımız aynı ritüeller..Altımızı almak,pijamalarımızı giymek,öpüşüp koklaşmak bol bol ve sonra kucakta seyahate çıkmak..
İstikamet yatak odamız..
Sonra derin ve güzel bi uykunun kollarındayken sen,sebepsiz/nedensiz mızlanmalar/mıkırdanmalar eşliğinde uyanmaya başlıyorsun..3..5..7..derken gerilen sinirler..Çatılan kaşlar..
Kızıyorum sana artık,uyuman gerek ve uyumam dolayısıyle..
Senin o saatlerde başlıyan sıkıntını,artarak devam eden huzursuzluğunu,bişiler olacak duygusunun öncesinde ki o sessiz çığlığı duymuyorum nedense..Duyamıyorum..Algılarım kapalı..

Saat 03:30 da anne anne diye seslenmeye başlamanla yatağından doğrulup kusmaya başlaman bir oluyor..
Şok içinde bi anne,uykusundan sıçrayan bi baba ve korkmuş sen..Hemen kucağıma alıyorum seni..İçimde ki algı çoktan açmış dükkanını..Başlıyor iç sesim ruhumu oymaya..

Neden almadın çocuğu kaç saattir kucağına haa..Neden..Neden..Nedennnnn davulları çalıyor kulağımda..
Sense korkuyla büzüşmüş ellerinle bana tutunuyorsun; incecik bi dal gibi sarıyor kollarımı kolların..Üst baş değişimi,yatak yorgan falan derken babanın dizlerinde hafif hafif sallamasıyla dalıyorsun yeniden..Yanakların elma şekeri gibi kızarmış,üstünü sıkı sıkı örttüğüm için..Üzerini değişirken,silerken seni, üşüdüm dedin ya annene..Sardım sarmaladım bende o yüzden..İçimde pişmanlık davulları güm güm…

Bi yandan da” neden kustu acaba?üşüttü mü?soğuk bişiler mi yedi,çok açıyor üstünü çook,ne zaman uyansam üstü açık,çok mu gezdiriyoruz çocuğu avmlerde?mikrop mu kaptı acaba?lar”sarıyor beynimi şekere üşüşen  karıncalar gibi..
Açıyorum üstünü hemen..Ateşini ölçüyorum,38..
Bişi var ama ne..
Hemen bi ağrı kesici ateş düşürücü fitil veriyorum sana uyurken..Fitilde benim ateşle imtihanım oluyor o saatte,kıyamıyorum,incitmekten seni ödüm patlıyor..Üzerinde çıtçıtlı badiyle dizlerimde uyuyorsun ateşinde etkisiyle..O gece gözümü kırpmadan geçiyor..Sen doğalı ilk kez hiç uyumadan geceyi güne devrediyorum..

Nazlı nazlı yatıyorsun kucağımda..Tv de en sevdiğin çizgi film var ama açamıyorsun ki gözünü..O sırada aklıma geliyor iki gün önce babanın da hastalanışı..O çabucak toparladı ama her ne kadar maske falanda taksa da sürekli kucağına atladığın için galiba sana da geçti grip mikrobu..
Bi büyük dertte sana asla ve kat’a şurup içiremiyor oluşumuz..Aşı sonrası o bütün çocukların bayıla bayıla içtiği calpol u bile içmiyorsun,bi huyun daha var üstelik bizi çok zorlayan,hiç bi şekilde içmediğin gibi azıcık zorlarsak ta kendini kusturuyorsun..
Geçen sene yaşadığımız 6.hastalık denilen bi türlü düşmeyen o çok yüksek ateşte yaşadık bunu.Biliyorum..
Dr’miz bu yüzden paranax fitil vermişti sana ama gripal durumlarda oda bi işe yaramaz..
Düşünüyorum kara kara..
Azıcık mamanın içinde peditusu içirmayi başarıyorum..Sonra hafif bi canlanma geliyor sana ,ufak ufak oynuyorsun artık..Zezeyede dr dinlensin diye 3 gün istirahat vermiş iyileştiği halde tanıdık kontenjanından,onun bu zor günlerde yanımda oluşu bana ilaç gibi geliyor..
Çarşamba günü akşama kadar öyle böyle geçirdik ama akşamında ateşin 39 oluverdi,ilaca fitile rağmen cayır cayır yaktı tenini..Yanaklar yine kırmızı elma şekeri oldu..Ben elimde ıslak bez minik minik dokundukça sen anne yapma üşüyoo dedin hep :(((
Annelerin yüreği neden çok acırmış böyle durumlarda..Anladım..
Bizimki ateşi 39’dereceyi geçmeyen minik bi gripal enfeksiyondu sadece..
Belkide ilk kez böyle olduğun için,bilmiyorum,çok acıdı canım..Ellerim,avuçlarım kanadı ellerini tutunca..
Annelik ne zor şeymiş.. Anladım..
O gece salonda ilk kez beraber uyuduk..Güzel kokuna kana kana,ilk kez…
Arada kalkıp kalkıp uykunun ve ateşin arasında tv yi gördükçe”anne ööcooo aç”(anne televizyonu aç)deyip  beni güldürmeyi başardın..Kumrum benim..
Aaaannne aaannnee demelerle,anne üşüdüü lerle yarı uykulu yarı uyanık geçti gecem..Sabaha karşı ancak 37 dereceye düşmüştü ateşin ve seni giydirip üzerini örttüğümde derin derin uyuyabildin..
Sonrası bi iki burun akıntısı bi iki öksürükle bitti çok şükür..Haftasonuna kalan tek şey uykudan yeni uyanmana rağmen sürekli anne neeneen neen neeen diye tutturmandı..Bense bu yüzden tüm hafta sonunu zezenin kafasının etini yiyerek geçirdim,paronoyaklık sınırlarımı hayli genişlettim bu sayede..

Ben:Niye uyandığı halde sürekli uyumak istiyo bu çocuk zeze??????
Zeze:Uykusunu almadığı içindir..
Ben:niye almasın canım uykusunu uyuyo kaç saatir!
Zeze:almamıştır canım,az gelmiştir uyusun coocuk uyutuver nolcak
Ben:niye uykum var diyo sürekli bu çocuuuuuuukkkkkk!!!!!
Zeze:uykusu varda ondan
Ben:uyuyo diyorum sana çocuk normal normal ama niye hala uyumak istiyo??????
Zeze:Uykusu gelmiştir…
Ben :niye geliyo canım şimdi kalktı daha..Aaaaa bıdı bıdıd vs vs
Zeze:Allah allah yaaa çoocuk uyusa suuuç uyumasa suç…
Ben :tamam sus zeze,daha fazla devam etme…çocuk durmadan uyumaya çalışıyo,beyninde mi bişi var,psikolojisimi bozuldu,noldu,ne kadar meraksızsın sen böyle, bıdı bıdı bıdı bıdı bıdı bıdı
Zeze:!!!!!!!!!

:)))

>Hastayız

>Son yazımda bahsetmiştim hastayım diye..
Meğer bu sadece bir başlangıçmış..Gribal semptomların etkisi zirvedeyken nereden,nasıl oldu bilemiyorum ömrü hayatımda ilk kez göz enfeksiyonu oldum..İki gözüm birden aniden çapaklandı sonrada kırmızı göz tabir edilen forma ulaştı:)Hemde 1 saatin içinde..
Hemde gece gece hastalığım sebebiyle acile gitmiş,uzun süre nöbetçi eczane aramış,bulunca ilaçları almanın mutluluğu,hastalığın rehaveti üzerimizde evimize ulaşmış,yolda uyuyakalan yavrukuşu beşiğine yatırıp derin bir uykunun kollarına kendimizi salmışken oldu herşey..
Sonrası kırmızı ötesi,herşeyi bulanık gören bir çift göz..
Ertesi gün apar topar gidilen göz doktoru…
Enfeksiyonun çok bulaşıcı oluşu ve benden zezeye şıçrayışı..
Sadece enfeksiyon olmaz deyip üstüne bide gribal mikropları bulaştırdığım zavallı zezemin olanlar karşısında düştüğü durum….

Annesinin kıpkırmızı gözlerine,akan burnuna,ve babasının annesiyle müthiş(!)uyumuna bakıp bakıp bu seramoniyi hayatta kaçıramam diyen Ahmet akay’ın,gecenin bir yarısı 2 dişinin aynı anda çıkmasından mütevellit azıcık ateş,bolca huzursuzluk vs ile bizlere yaşattığı şeyler..

Başka hangisini anlatsam…

Böyle durumlarda yalnızlığımız dahada gücüme gidiyor..Hasta olunca kalp dahada hassaslaşırya ondan mı bilmem bana çok dokunur oldu bu gurbetlik..

Annemin yıllardır ettiği duayı tekrarlayıp duruyorum iki gündür..
Allah nuru basardan mahrum etmesin der hep annem..
Bu duanın önemini taa iliklerimde hissettiğim başka bir an olmamıştı hayatımda..

Şimdi;bir tas sıcak çorba,azıcık şefkat ve bolca duaya ihtiyacımız var..

>Hastayım

>

Uzun zamandır böyle hasta olmamıştım..Ne tat alabiliyorum yediklerimden,nede herhangi bir koku duyuyorum..
Tat duygum yok oldu,yıllar yıllar önce bi kere daha böyle olmuştum;ne yersem yiyeyim hiç birinin tadını alamıyordum..
Diğer belirtiler boğaz enfeksiyonuyla,sinüzitle vs aynı..

Hele oğlumun misten öte kokusunu duyamamak en kötüsü..Kuzumun üstten ve alttan birer dişi çıkmak üzre olduğu halde hiç huysuzlu yok çok şükür..

Bıgı bıgı gıbık gıbık dıgı dıgı diye gezinip duruyordu yavrum dün,ben gözlerimi sabit bi noktaya dikmiş öylece dururken :))
Ah ah diye (bu al al demek bebisçe)elime oyuncak arabalar,legolar verip durdu beni mutlu etmek için:)
Aç olduğumu anlamış gibi ağzıma hayali mamalar koydu 🙂 Zaman zaman fazla ısrarcı olsada,yemek istemediğim zaman gözlerini kısıp ahh ahh diye bağırsada,doyurdu beni kuzum 🙂

Deddeeee,babbbaaa,nennneeee,gıbık gıbık,bıgı bıgı, en favori kelimeleri ama anne yok içlerinde görüldüğü üzre…Ben ısrarla an-ne de oğlum dedikçe o japon gözlerini iyice kısıp büyük bir ciddiyetle nennn-ne diyor 🙂

Bugünlerde;hadi oğlum yat artık dediğimizde başını yastığa koyup nenne demesini,oyuncak telefonun ahizenini kulağına değilde boynuyla kulağı arasına sıkıştırıp en kalın sesiyle adooo demesini:)lego kutusunun kapağını açtırmayı(zira her sabah gözünü açar açmaz kocaman lego arabasını kucaklayıp yanıma getiriyor açmam için)benim açtığım kapağı çevirerek kapamayı ve legolarını birbirine takmayı öğrendi..Maşallah kuzuma..13.ayımız haftaya bitiyor..Daha 13.aylık oluşuna alışamadan 14.ayımıza geldik bile 🙂

Akşamüstü babasının geldiği saatte zil çaldığında önce elindeki oyuncak neyse onu bi kenara fırlatıyor,sonra ellerini yukarı kaldırıp bana koşuyor,(beni hemen kucağına al hareketi bunun adı :)))bi yandanda onu almadan çıkarsam diye var gücüyle ağlıyor…
Sonra beraber otomata basıyoruz,el çırparak çığlıklar atarak babasına atlıyor..
Adamcağızın ne ellerini yıkamaya,ne üzerini değiştirmeye,nede başka herhangi bir şey yapmasına izin var :)Çığlık kıyamet başında bekliyoruz tüm bunları yaparken :))Sonrada kolay mı ahmetciği odada bırakıp bi yere çıkmak :))

Zavallı zeze…Nasıl oldu,ne ara bu raddeye geldi aralarında ki bu ilişki hiç bilemiyorum..

Tek bildiğim bana ısrarla nenne,babasına ise 7 aydır babbaaaa babbaaa diye seslenen ve ona olan aşkı her geçen gün artan bir oğluşum olduğu…

İyi ki var..İyi ki…

Dünden beri sarılmadım oğluma…Nasıl özledim yanımdayken bile..

Meğer ona sarılmakmış benim tüm mesaim..

En sevdiğim şeymiş küçük ellerini ellerime hapsetmek…

Rabbimden şifa,sizlerden dua istiyorum sadece…